Beynəlxalq Münasibətlər və Diplomatiya Araşdırmaları Mərkəzi
IRDS CENTERIRDS CENTERIRDS CENTER
+994 (50) 891 61 70
info@irds-center.com
Xətai ray, Mirzə Davud küç, 31
IRDS CENTERIRDS CENTERIRDS CENTER

Ukrayna, 21-ci asrın Afganistanı – AÇIKLAMA

Türk Siyaset Uzmanı, Uluslararası İlişkiler Profesörü Hüsamettin İnaç, İRDS Merkezi’ne (BMDAM) verdiği röportajda konuyla ilgili şunları söyledi:

Ukrayna-Rusya Savaşı, dünya tarihine geçecek önemli bir kırılma noktası olmuştur. Bu savaşla birlikte yaklaşık 85 yıldır süregelen Amerika–Avrupa arasındaki güvenlik ve savunmaya dayalı ittifak neredeyse tamamen sarsılmıştır.

Taraflara baktığımızda, savaşın başlamasına yol açan işgalci güç Rusya’dır. Ukrayna’nın NATO’ya üye olma isteğini bahane eden Rusya, Belarus’un da desteğini alarak saldırıya geçmiş ve bu nedenle uluslararası kamuoyu tarafından saldırgan taraf olarak değerlendirilmiştir.

Rusya, sahip olduğu personel sayısının fazlalığı, askerî tecrübesi ve Çarlık döneminden miras kalan geniş coğrafyasını bir hinterland olarak kullanması sayesinde kısmen avantaj sağlamıştır. Ayrıca ekonomisini bir savaş ekonomisine dönüştürerek cephede direnç göstermiştir. Ancak madalyonun öteki yüzüne baktığımızda, dört yıldır süren savaş Rusya’yı uluslararası arenada ciddi şekilde yıpratmıştır. Ülke, özellikle Avrupa devletleri tarafından ağır ekonomik ve siyasi yaptırımlara maruz kalmış, uluslararası itibarını büyük ölçüde kaybetmiştir.

Putin’in, Donald Trump’ın tüm çabalarına rağmen ateşkes yönünde herhangi bir adım atmaması, dünya genelinde tepkilere yol açmıştır. Polonya başta olmak üzere Doğu Avrupa ve Baltık ülkeleri, Rusya’nın her an kendilerini işgal edebileceği endişesiyle ciddi güvenlik kaygıları yaşamaktadır.

Her ne kadar Rusya Donbas ve Donetsk bölgelerinde ilerleme kaydedip Dinyeper Nehri’nin doğusunda bazı toprakları ele geçirmiş olsa da, bu durum savaşın kilitlenmesini engelleyememiştir. Günümüzde Podkorovsk çevresinde iki tarafın askerleri yoğun çatışmalar içerisindedir.

Rusya, hava, kara ve denizden uygulanan ambargolara ek olarak SWIFT sisteminden çıkarılmış, petrol satışını yalnızca Çin ve Kuzey Kore gibi sınırlı ülkelere yapabilmektedir. Bu durum Rus halkını ekonomik bir darboğaza sürüklemiştir.

Geleceğe bakıldığında, uzun yıllar boyunca bölge devletlerinden ve küresel aktörlerden destek alamayacak, tamamen izole bir Rusya’nın 1989’da Afganistan’da yaşadığı akıbetin bir benzerini burada da yaşaması muhtemeldir. Bilindiği üzere Sovyetler Birliği, Afganistan’daki on yıllık işgali boyunca onurlu bir ateşkes sağlayamamış ve bu başarısızlık sistemin çöküşünü hızlandırmıştır.

Benzer bir durumun bugün Rusya Federasyonu için de geçerli olabileceği görülmektedir. Sonuç olarak, Rusya’yı yeniden Çarlık dönemine döndürmek isteyen Putin’in, Yeltsin’in yaşadığı sonu paylaşma ihtimali yüksektir. Geniş imparatorluk coğrafyası, mevcut gidişatla birlikte önce parçalanma, ardından da Amerika ve müttefiklerinin etkisi altına girme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Putin’in uzlaşmaz tutumu ise bu süreci hızlandırmaktadır.

At vero eos et accusamus et iusto odio digni goikussimos ducimus qui to bonfo blanditiis praese. Ntium voluum deleniti atque.

Melbourne, Australia
(Sat - Thursday)
(10am - 05 pm)
Melbourne, Australia
(Sat - Thursday)
(10am - 05 pm)