Türk Siyaset uzmanı, Uluslararası İlişkiler Profesörü Hüsamettin İnaç, İRDS Merkezi (BMDAM) ile yaptığı bir röportajda konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:

Geldiğimiz noktada İslamabad zirvesinin sonucunda çıkan karar bana göre kesinlikle her iki taraf savaşmama konusunda anlaşmış gibi görünüyor. Yani sahaya baktığımız zaman bir kara operasyonu ya da bir hava indirme operasyonu olacağına dair ya da İran’a yeniden bir saldırılacağına dair hiç bir hazırlık olmadığı anlaşılıyor. Nitekim Amerika’nın yaptığı ablukada zaten bunu bir anlamda gösteren bir şey. Yani bir nevi dostlar alışverişte görsün bağlamında, işte Çin’in veya işte Amerika tarafından yaptırım listesinde bulunan gemilerin bile geçebildiği bir ablukadan bahsediyoruz. Yani dolayısıyla ben İslamabad’da önemli ölçüde ciddi bir şekilde anlaşıldığını ama 22 Nisan’a kadar bu 15 günlük ateşkes süresinin bir şekilde beklenildiğini ve bu sürede de her iki tarafın kendi elini güçlendirmek için bir takım atraksiyonlarda, eylemlerde bulunduğunu görüyorum yani dolayısıyla yeni biz savaşın artık olmama ihtimali 100-de 99 bir ihtimal haline geldi, bu açıdan bakıldığı zaman bundan sonra işte Hürmüz boğazının statüsünün yeniden belirlenmesi, İran ve Amerika’nın burada birlikte bir kontrol ve denetim mekanizması kurulması ve bunun bir anlamda ekonomik kazanç tahvil edebilmesi noktasında bir takım görüşmeler bundan sonra olacaktır, ama ben diğer mevzuların nükleer başta olmak üzere bir nevi perdeleme olduğunu düşünüyorum. Yani bunlar daha kolay hal edilebilecek, daha önce savaş başlamadan önce yapılan Umman, Cenevre zirvelerinde de aslında belli bir olgunluğa ulaştırılmış olan konular olduğunu şahsen düşünüyorum, yani dolayısıyla nükleer konusunda İran ciddi tavizler verecek ve burada Birleşmiş Milletler’in atom enerjisi kurumuna özellikle denetim izni verilecek. İşte zenginleştirilmiş uranyumun bir şekilde teslimide üçüncü bir ülkeye sağlanmış olacak ana temel anlamda Hürmüz Boğazı’nın statüsü konusu ciddi bir tartışma zemini olacak çünkü daha önce uluslararası geçişlere açık olan transit bir boğaz olan Hürmüz Boğazı artık işte bu savaşla birlikte İran tarafından stratejik önemi daha fazla kavranan ve uluslararası sistemle paylaşılmak istenmeyen bir yapı haline dönüştü. Bu anlamda işte Amerika, İran arasında bu anlamda ciddi bir mutabakata doğru gidecek bir anlaşma dönemi olacaktır ama 22 Nisan’a kadar her iki taraf müzakere gücünü artırmak ya da elini daha fazla güçlü hale getirmek için maksimalist taleplerde bulunabilirler veya kısa bir takım ufak tefek eylemler yapabilirler ama ben nihayetinde bu 15 gün süre zarfında 15 günün bitmesinin ardından bir savaş beklemiyorum, müzakerelerin kalıcı ve nihai bir barışa doğru yönelmesini daha doğrusu ummaktayım.
Turan Alizadə





